18.04.2026

Khane-ye doust kodjast? (1987)

Farsça’nın ortak kelimeler ile biraz Zazaca’yı andırması, filmde anlatılan toplumun sosyolojisinin büyüdüğüm çevreye benzemesi, üstüne bir de köyde geçmiş çocukluğum eklenince; bu yazıya konu olan filmde kendimden parçalar gördüm açıkçası. Bazı filmler hikâye anlatmaz sadece, insanın hafızasında unuttuğunu sandığı duyguların kapağını aralar. Bu film de biraz öyle.

Filmin konusu oldukça sade: 8 yaşındaki Ahmed, yanlışlıkla sınıf arkadaşı Mohammed’in defterini alıyor. Defteri ona geri ulaştırmak için büyük bir çabaya girişiyor. Çünkü defterini getirmezse, arkadaşının sert ve anlayışsız öğretmeni tarafından ciddi şekilde cezalandırılacağını biliyor. Film, bir çocuğun küçücük bir iyiliği yerine getirmek için verdiği mücadele üzerine kurulu. Zaten büyük sinema da çoğu zaman küçük meselelerden çıkar.

Film çok sade, basit ama bir o kadar da içine çeken bir yapıya sahip. Özellikle dikkatimi çeken şey, 8 yaşındaki kahramanımızın hiçbir yetişkin tarafından ciddiye alınmaması oldu. İzlerken insanın canı sıkılıyor. Çünkü çocuk bir şey anlatmaya çalışıyor, derdini duyurmaya uğraşıyor ama kimse gerçekten dinlemiyor. Yetiştigim yerde de çocukluğumda da buna benzer bir hava vardı açıkçası. Büyükler konuşur, küçükler susardı. Konuşsa bile sesi pek duyulmazdı. Bir diğer can sıkıcı nokta da köy öğretmeninin katı, anlayışsız ve ezbere otoriter tavrıydı. Çocuk terbiyesiyle ilgisi olmayan, korku üzerinden düzen kurmaya çalışan o eski tip figürlerden biri. Buna karşılık Ahmed’in arkadaşı için gösterdiği çaba ise dostluğun en saf, en temiz, en hesapsız halini yansıtıyor. Filmin iç ısıtan tarafı da burada zaten.

Abbas Kiarostami’nin, tıpkı Tarkovsky gibi, Nuri Bilge Ceylan üzerinde etkisi olduğunu düşünmemek zor. Özellikle çocuğun yaşlı adamla köy yollarında yürüdüğü sahneler, rüzgârın sesi, kapı gıcırtıları, kediler, köpekler, köyün doğal uğultusu... Bana Bir Zamanlar Anadolu’da atmosferinden esintiler taşıyor gibi geldi. Sessizlikle konuşan sinema diyelim.

Film 80 dakika sürüyor. Daha uzun olsa muhtemelen sıkabilirdi. Tam kararında bırakılmış.. Film notum: 7/10.

Hiç yorum yok: