18.04.2026

Capharnaüm (2018)

Ortadoğu’dan bu kez Beyrut çıkışlı bir film. Yine başrolde bir çocuk var. Film, 12 yaşındaki kahramanımızın kelepçeli halde polisler eşliğinde mahkemeye getirilişiyle başlıyor. Bir suç işlediğini biliyoruz, ama asıl çarpıcı olan çocugun burada anne babasından şikayetçi olmasi: “Beni neden dünyaya getirdiniz?". Sonra, olayların buraya nasıl geldiğini adım adım öğreniyoruz.

Filmin özellikle ilk yarısını çok sevdim. Görüntüler, atmosfer, karakterlerin sunuluş biçimi, olayların gelişimi... Her şey oldukça doğal, akıcı ve abartıya kaçmadan normal ilerliyor. Ancak sonlara doğru film, hikaye anlatmaktan çok mesaj verme görevini ustlenmeye basliyor. Ve bunu biraz aptala anlatir gibi, fazla açıklayarak yapıyor. Seyirciye bırakmadan, neredeyse parmak sallayarak yapiyor bunu. Filmin can sıktıgı yer de bence tam burası. Mesela bir önceki post'taki Khane-ye Doust Kodjast? filminde Abbas Kiarostami son derece sade bir olay üzerinden, hiç bağırmadan, rahatsız etmeden ama içten içe insanı sarsarak mesajını veriyordu. Bu filmde Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki aynı dengeyi kuramamış gibi geldi bana. Söylemek istediği şeyler haklı, önemli ve değerli; ama anlatım biçimi yer yer fazla didaktikleşiyor.

Yine de kötü bir film değil, aksine güçlü yanları çok fazla. Özellikle ilk yarısı gerçekten etkileyici. Çocuk oyuncu Zain oldukça iyi oynuyor rolunu. Zaten bir anlamda kendisini oynamış sayılır; kendisi Suriyeli bir mülteciymiş. Bu da performansına ayrı bir gerçeklik katmış. Etiyopyalı göçmeni canlandıran oyuncuyu da çok başarılı buldum. Buna karşılık Zain’in anne ve baba rollerindeki oyuncular beni aynı ölçüde ikna etmedi. Neticede film; savaşın, yoksulluğun, düzensizliğin ve toplumsal çöküşün en ağır faturasını yine çocukların ve kadınların ödediğini anlatıyor. Film notum: 7/10.

Hiç yorum yok: